8 Ocak 2015 Perşembe

HAMD: MÜ'MİNİN AYRICALIKLI VASFI

       

        Hamd, her zaman ve her durumda en güzel övgülere layık olan Yüce Allah'ı yad etmek, Allah!ın yüceliğini, Rab oluşunu, verenin de alanın da O olduğunu itiraf etmektir. Nitekim Allah Resulü (s.a.s.) hoşuna giden bir şey gördüğü zaman, ''Elhamdülillahi'lezi bi ni'metihi tetimmü's-salihat'' (Hamd olsun Allah'a ki yararlı şeyler O'nun nimetiyle tamamlanır) demiş; hoşlanmadığı bir şey gördüğünde ise bunu, ''Elhamdülillahi ala  külli hal'' (Her halükarda Allah'a hamdolsun) (İbn,Mace, Edep,55)şeklinde ifade etmiştir.
          Hamdetmek, mü'minin ayrıcalıklı bir vasfıdır. Esas olan, nimetleri veren Allah'a sadece varlık zamanında değil sıkıntıda, darlıkta, yoklukta da hamdedebilmektir. Nitekim''(Kıyamet Gününde) Cennete ilk çağrılacak olanlar, bolluk zamanında olduğu gibi darlık zamanında da Allah'a hamdedenlerdir.''(Hakim,Müstedrek,II 706(1/503)) buyuran Peygamber Efendimiz, mü'minin varlıkta şükrederek darlıkta ise sabrederek kazançlı çıkacağını belirtir(MüslimiZühd.64)


                    GÜNÜN DUASI: (Rabbim) Arkadan gelecekler için de iyilikle anılmayı bana nasip eyle!'' (şu'ara, 26/84)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder